Nazım’ın Kanatları

Nazım’ın Kanatları

1 Mart 2019 Cuma
  • Sinema Burada Festivali

Nâzım Hikmet… Ne memleketine olan hasretini giderebildi ne de Anadolu’da bir köy mezarlığına gömülebildi. Yarı ömrü cezaevlerinde geçecekti. Cezaevinde âşık olacak, cezaevinde evlenecek, cezaevinde dostlar edinecek, cezaevinde yazacak, resim yapacaktı. Sanat ve düşün insanlarının yoğun olduğu Kadıköy ortamında Ramiz Demirkuşak’la tanışacak, bu tanışmadan üç yıl sonraysa kaderleri İstanbul Hapishanesinde kesişecekti. Soğuk savaş yıllarında, Stalin’in tek bir sözüyle yüzbinlerce insan, başkent Moskova’dan uzak ama çok uzaklardaki çalışma kamplarına, Gulag’a sürgün edilmişti! Büyük ozanımız Nâzım Hikmet’in yakın arkadaşı Ramiz Demirkuşak da onlardan biriydi. Kamptayken, Rus kızı Vera’yla evlendi Demirkuşak. Aradan 60 yıl geçecekti… Torunu Ramiz Olegoviç, İstanbul’daki akrabalarını bulmak isteyecekti. Arif Keskiner’in “Yaşar Kemalli Anılar” kitabında Sevgi Divitçioğlu’nun bahsettiği bir anekdot Melih Güneş’i harekete geçirecekti. Nebil Özgentürk’ün de devreye girmesiyle torun Ramiz İstanbul’daki akrabalarına ulaşabilecekti. İşte bu belgeselde Nâzım’ın yol arkadaşlarına gösterdiği tutkulu dayanışma da var, büyük şairimizin evrensel gücü de ve uğruna ölümler göze alınan hayaller, ütopyalar, safiyane tertemiz inanışlar da… Aklımızdan hiç çıkaramadığımız, hatırladıkça ürperdiğimiz soğuk savaş zamanlarının kan, ateş, zulüm ve zalimlerle örülü acımasız bir döneme yakın plan da…

Nâzım Hikmet… He could neither dismiss the feeling of longing for his home town nor be buried in a village cemetery in Anatolia. Half of Nâzım Hikmet’s life would pass in prison. He would fall in love, get married, have friends, write and paint all in prison. He would meet Ramiz Demirkuşak in Kadıköy where artists and intellectuals are in abundance. Three years after this meeting, their destiny would cross at Istanbul Prison. During cold war years with only one final word of Stalin thousands of people were exiled to Gulag slave camps very far away from the capital city of Moscow! Among them was Ramiz Demirkuşak, a close friend of our greatest poet Nazım Hikmet. Demirkuşak married the Russian girl Vera at the slave camp. 60 years would pass… The grandson Ramiz Olegoviç would want to seek his relatives in Istanbul. The book “Memoires with Yaşar Kemal” by Arif Keskiner would put Melih Güneş into action because of an anecdote narrated by Sevgi Divitçioğlu. With the involvement of Nebil Özgentürk the grandson Ramiz would be able to reach his relatives in Istanbul. Hence this documentary depicts passionate solidarity of Nâzım to his companion, universal power of our greatest poet, dreams worth dying for, utopias, pure naïve believes… Cold war times we can never forget that give us a shiver every time we remember, a close shot of a period surrounded by blood, fire and cruelty.

 

Yorumunuz Başarıyla Gönderildi.
İşlemeniz yapılırken bir hata oluştu

Seanslar ve Salonlar
Sinema Tiyatro Konser Opera&Bale Tümü