Diary Of A Madman / Bir Delinin Hatıra Defteri Tiyatro Oyunu
Awarded Best Interpretation of a Russian Classic at the 2015 Yalta Anton Chekhov International Festival in Russia, and presented in 2014 at the Arkhangelsk International Theatre Festival before nearly 1,000 Russian spectators in Turkish, this production continues its journey in its 21st year at DIONYSOS TİYATRO, co-founded by Erdem Topuz.
Erdem Topuz premiered Diary of a Madman in 2004. Since then, the play has met audiences in Istanbul and on national and international tours with over 300 performances.
Costume design was created by Onur Uğurlu of Istanbul City Theatres, and set design was developed in collaboration with Russian scenographers. In 2006, the production was performed twice at Bakırköy Mental and Neurological Diseases Hospital, meeting psychiatric patients in a powerful and unforgettable encounter.
Poprishchin is an ordinary man in an unforgiving world.
Humiliated, pushed aside, trapped in unfair competition, and constantly crushed by those “born lucky,” he struggles to survive within a rigid class system. Though he shows respect to his superiors, he never receives the respect he believes he deserves from those around him. His frustration grows. Like many, he dreams of rising quickly into a higher social class.
But aren’t we all a little like Poprishchin?
Don’t we sometimes feel we have no chance at all? Don’t we fill streets, ferry docks, and shadowed corners with silent longing? Haven’t we watched glamorous lives on television and imagined ourselves in their place? Haven’t we cheered louder for victories that are not truly ours?
Let them call Poprishchin mad for chasing his dreams. What does it matter?
Aksenty Ivanovich Poprishchin, a 42-year-old titular councillor (7th-rank civil servant), narrates his life through diary entries. He is secretly in love with the daughter of his superior and deeply fascinated by aristocratic life.
Gradually, his perception of reality fractures. He begins speaking with dogs and steals letters belonging to his beloved’s dog, discovering that she is to be married. Meanwhile, he learns that King Ferdinand VIII of Spain has abdicated the throne. This news triggers a profound identity crisis.
He questions his own status:
“Why am I a seventh-rank civil servant? Why? Perhaps I am not what I seem. Perhaps I am a count... or a general. Maybe I don’t even know my true identity.”
His delusion intensifies. He becomes convinced that he is the new King of Spain. He declares this first to his servant Mavra, then to others. In his reality, he is already king and believes he will marry his beloved.
By the end of the story, Poprishchin is taken to a mental institution. Yet in his mind, he has arrived in Spain. The asylum becomes Spain, the patients become his subjects, and he ascends the throne as King Ferdinand VIII.
2015 Yılında Rusya Yalta Anton Çehov Uluslararası Festivalinde ülkemize Rus Klasiği en iyi yorum ödülü getiren, 2014 yılında Rusya Arkhangelsk Uluslararası Tiyatro Festivalinde 1000'e yakın Rus seyirciyle Türkçe buluşup bir ilke imza atan oyun, başrol oyuncusu Erdem Topuz’un kurduğu DIONYSOS TİYATRO'da 21. yılında seyircisiyle buluşmaya devam ediyor.
"Bir Delinin Hatıra Defteri Prömiyerini 2004 yılında yaptı İstanbul'da yurt içi ve yurt dışı turnelerde 200'ü aşkın gösteriyle seyircisiyle buluşan oyunun kostüm tasarımını Şehir Tiyatrolarından Onur Uğurlu, dekor tasarımını Rus Dekor Tasarım sanatçıları üstlendi. 2006 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde iki büyük gösteriyle akıl hastalarıyla buluşan oyun Erdem Topuz yorumuyla sizlerle...
***Poprişçin, bir garip dünyalı... En acımasız şekillerde aşağılandığı, itilip kakıldığı, haksız rekabete zorlandığı ve "şanslı doğanlar" tarafından ezildiği günler de olmuş (ki bunlar çoğunlukta!), insan yerine konulduğu, saygı gördüğü günlerde...
Evet sıradan bir dünyalı Poprişçin... Gelin şimdi onun dünyasına bir giriş yapın: Soyluların dünyasında kendine yer açmaya çalışan minnacık bir memur, sınıflara bölünmüş bir ülkenin çocuğu Poprişçin... Üstlerine gereken saygıyı göstermesine rağmen kendi alt sınıfından "hak ettiği saygıyı" göremez bir türlü. Bu yüzden durmadan bulunduğu konuma lanet eder, herkes gibi o da kısa yoldan bir üst sınıfa geçmenin hesapları peşindedir hep...
***Hepimiz birer Poprişçin değil miyiz ? Hayatın bocalamalarında bazen hiçbir şansımızın olmadığını biliyor, her gün durakları, sokakları, iskele önlerini, kuytuları doldurup umutsuzca etrafımıza bakıyoruz. Akşam o büyük aptal kutularında zenginlerin yaşamını ve büyük aşklarını anlatan dizileri seyretmiyor muyuz ? Kendimizi o süslü dizilerdeki güzel ve zarif kızın sevgilisi olan yakışıklı, zengin iş adamı olarak görmek istemedik mi ? Futbol takımlarının attığı gollere karşılık daha yürekten naralar atmadık mı ? Kendimizi onların yerine koymadık mı ? Varsın hayallerini bir şekilde gerçekleştirmiş Poprişçin’e deli desinler… Ne gam ?!!
Oyuncu Erdem Topuz'un ağzından: "Bu küçük adamın hikayesini oynamak, oyunculuk serüvenimin ve belki de hayatımın en uzun ve en tatlı yolculuğuydu. Kafamızda binlerce soruyla, sürekli peşinden koştuğumuz ve bir türlü yakalayamadığımız, tutunamadığımız küçücük hayatlarımızın bence en güzel özeti olan bu oyunu, umarım oynamaktan aldığım keyifle izlersiniz."
42 yaşında olan Aksenti İvanoviç Poprişçin, 7.derece bir memurdur ve günlüğüne yazdığı günlerde neler yaşandığı anlatılmaktadır. Memuriyetini sürdürdüğü yerdeki ekselansın kızına aşık olan ve ekselansına hayran olan Aksenti İvanoviç, soylu olanların hayatını oldukça merak etmektedir ve bu merakını şu cümlelerle belirtir “Ah, ne kafa var şu adamda! Hiç konuşmaz ama, hep düşünür besbelli. Ne düşündüğünü, neler kurduğunu bilmek isterdim doğrusu.” İlerleyen günlerde köpeklerle konuşmaya başladığını ve aslında kendi yazdığı mektupları Sofi’nin köpeğinden çaldığını hayal eder. Sofi’nin evleneceğini öğrenir. Bu arada Bu İspanya kralı 8. Ferdinand tahtını terk etmiştir. Aksenti İvanoviç’in artık iç konuşmaları ile kendisinde kimlik sorunları yaşandığını belirtmektedir.
“Niçin ben 7.derece memurum? Neden? Hem belki ben de öyle değilim yani 7.derece memur değilim sadece öyle görünüyorum aslında bir kont veya generalim ben. Belki kimliğimi kendim bile bilmiyorum.” cümlelerinde olduğu gibi ve artık yeni İspanya Kralı’nın kendisi olduğunu zanneder ve bunu yanında çalışan Mavra’ya söylemekle başlar daha sonra insanlara söyler. İnandığı gibi artık kraldır ve Sofi ile evlenebileceğini düşünür. Öykünün sonunda Aksenti İvanoviç’i akıl hastanesine götürürler ama o da İspanya’ya gittiğini ve orada Kral 8.Ferdinand olduğunu, kendisine yapılan şeylerin İspanya gelenekleri olduğunu inanır. Tahtına oturacağını zanneder. Artık akıl hastanesi İspanya, oradaki deliler halkı, kendisi de oranın kralıdır."
Yazan: Nikolai Gogol
Oynayan: Erdem Topuz
Reji: Erdem Topuz
Kostüm Tasarım: Onur Uğurlu
- Event Type Drama
- Age Limit 9+
My Information
My Tickets
My Points
Change Password
Frequently Asked Questions
Bugün Senin İçin Önerdiklerimiz
Bu öneriler Biletinial AI tarafından sana özel oluşturuldu.