Binlerce etkinlik ve mekanı keşfet...
Popüler Aramalar
Biletinial Öneriyor
      Biletinial Öneriyor
        Şehrini Keşfet #Şehrine Özel Etkinlikler
        • Türkçe
        • English
        • Hrvatski
        • Shqip
        • Deutsch
        • Français
        • Dansk
        Türkiye-İsviçre Dostluk Konseri “Türkiye Cumhuriyet’inin 100.Yılı Onur’una”

        Türkiye-İsviçre Dostluk Konseri “Türkiye Cumhuriyet’inin 100.Yılı Onur’una”

        • Konser

        Türkiye-İsviçre Dostluk Konseri “Türkiye Cumhuriyet’inin 100.Yılı Onur’una”

         İSVİÇRE BÜYÜKELÇİLİĞİ İŞ BİRLİĞİ İLE

        • 6 yaş ve altı etkinliğe alınmamaktadır. 6 yaş üzeri bilete tabidir.

         

        ŞEF:                    Cemi’i Can Deliorman    
                                (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Sanatçısı)

        SOLİST:                Françoix Lindemann “Piyano”
                                     Okay Temiz “Perküsyon”
         

        Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 13 Kasım'da Cumhuriyetimizin 100. Yılı Onuruna vereceği konserde, tamamı dünya prömiyeri yapılacak eserlerle dinleyici karşısında olacak. CSO Müzik Direktörü Cemi'i Can Deliorman yönetiminde, İsviçre Büyükelçiliği işbirliğiyle gerçekleştirilecek Türkiye-İsviçre Dostluk Konserinin solistleri iki sıradışı sanatçı: İsviçreli piyanist François Lindemann ve perküsyon sanatçımız Okay Temiz.

        Lindemann, Beethoven değil, Ray Charles çalmak istediğini fark ederek Konservatuvar'ı yarıda bırakan, yedi yıl İstanbul'da yaşayan ve İstanbul'la bağını hiç koparmayan, İstanbul aşığı bir cazcı.

        Okay Temiz ise Ankara'da Devlet Konservatuarı'nda okurken, bir yıl vurmalı çalgılar ve timpani eğitimi aldıktan sonra, profesyonel müzik yaşantısına başlamasıyla birlikte, okul dışındaki çalışmaları nedeniyle konservatuvardan uzaklaştırılmış; fakat kendi yolunda yürümüş; kendine has karakteri ve tınıları olan davullar yapmış; Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika'ya uzanmış; gruplar kurmuş; batı kökenli enstrümanların Türk enstrümanlarıyla biraraya geldiği bir sentez yaratmış; dünya caz müzisyenleriyle çıkarttığı albümlerle uzun süre müzik listelerinin ilk sıralarında yer almış duayen perküsyon sanatçımız.

        Programda, öncelikle François Lindemann'ın eserleri "Le Cetaure(solo piyano), "C'est Tres Chic" ve "Nils", ardından Okay Temiz'in eserleri "Kabak Tatlısı"(Piyano ve Perküsyon ikilisi için) ve "Şavşat Barı"(Septet-Yedili) seslendirilecek. İkinci bölümde, yine Lindemann'ın eseri "Coroctet"(Septet-Yedili) ve Lindemann ve Gerard Massini'nin besteleri "Convergence", "Le Voyage" ve Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk için bestelenmiş "Kemal Suite" ilk kez dinleyiciyle buluşacak.

        PROGRAM                                   
        François Lindemann             Solo Piyano “Le Centaure” 
                                                     “C’est Tres Chie”
                                                     “Nils”
        Okay Temiz                          “Kabak Tatlısı” Piyano ve Perküsyon için 
                                                     “Şavşat Barı”
        François Lindemann             “Coroctet”
                                                     “Convergence”        
                                                     “Le Voyage”
                                                     “Kemal Suite”

        PROGRAM NOTLARI:

        François Lindemann 

         17 Eylül 1950'de  İsviçre'nin Cenevre Gölü'nün kuzey kıyısında yer alan Lozan semtinde doğan François Lindemann, Vaud’lu bir besteci ve doğaçlama cazda piyanoyu adeta konuşturan bir piyanisttir. 
         Bir gün aile otelinde piyano çalarken yeteneğini babası fark etmiştir. Sonra İsviçre’de konservatuarda birkaç yıl okuduktan sonra istediği şeyi bulamadığını düşünerek oradan ayrılır. Çünkü konservatuar da ezber sistemini ve özgün olmayı engelleyen dersleri sevmiyordu.
          Bir röportajında Ray Charles gibi çalmak istediğini belirtmiştir. Babası ona bu konuda da destek olur ve o zamanın imkanlarıyla ona şarkı kayıtlarını dinletir ve Lindemann da kendi yorumuyla icra ettiği zaman bu yolda devam etme kararı alır.
         1960'larda  10 yaşlarındayken, Jazz Messengers , Clifford Brown ve Coltrane Quartet aracılığıyla cazın ve özellikle de onu karakterize eden tüm doğaçlama yönlerinin keşfi onun için gerçek bir keşiftir. Daha sonra 1969 yılında bu müzisyenlerin kendi müzikleriyle benzer olduğunu fark ederek kendi orkestrasını kurdu ve 1969'da kendine özgün cümleleriyle besteler yazdı.
         1975 yılında 25 yaşında ilk konserini verdiğinde büyük beğeni topladı ve ona nasıl bu kadar profesyonel olduğunu sorduklarında piyano çalmanın tuşları hissetmenin ötesinde meditasyon yapmakla eşdeğer olduğunu belirtmiştir. Lindemann piyanoda doğaçlama caz çalarken parmaklarını ne kadar sert basarsa o kadar iyi hissettirdiğini eserleri icrasında seyirciye aktarır. 
         1986 yılında François Lindemann, yedi müzisyen tarafından yazılan müzikleri çalan yedi Steinway piyanosundan oluşan Piano Seven'ı kurdu. Bu grup her üç yılda bir, perküsyoncu-şarkıcı Pascal Auberson , çellist François Guye , klasik piyanist Brigitte Meyer veya akordeoncu Jacques Bolognesi gibi başka müzisyenleri de davet ediyor. İsviçre , Fransa, ABD ve Asya'da çok sayıda festivale katılıyor ve yaklaşık 40 yıldır yönettiği tüm gruplar için besteler yapıyor. Kendini özgür ruhlu biri olarak tanımlayan Lindemann, birçok İsviçreli ve yabancı sanatçıyla sık sık görüşüyor, özellikle kayıt yapıp onlarla çalıyor. Daniel Humair , Alvin Queen , Curtis Fuller , Glenn Ferris , Carla Bley , Léon Francioli, Olivier Clerc, Longineu Parsons, Erik Truffaz, Tewan, Robin Eubanks, Steve Swallow ve Woody Shaw. François Lindemann aynı zamanda çağdaş tiyatro ve bale için de müzik besteledi. Ayrıca, özellikle Güneydoğu Asya'dan gelen geleneksel sanatçılarla etnik gruplar arası müzik deneyimleri konusunda da tutkulu. 1997 yılında Vaud Vakfı'nın tanıtım ve sanatsal yaratım dalında Büyük Ödülü'nü kazanan sanatçı, müzikal projelerine devam ederken kendi küçük caz gruplarında dersler vermeye devam ediyor. Eserler yaklaşık olarak 30 dakika sürmektedir.                                                                                                      
        Fahriye Nazlı AKSU

        Okay Temiz

        Türk caz müziğinin öncülerinden olan Okay Temiz, 11 Şubat 1939’da İstanbul’da doğmuştur. Annesi Naciye Temiz, cumhuriyetin ilk müzik kurumu olan ve temelleri Musikây-ı Humâyûn’a (Saray Mızıkası) dayanan Musikî Muallim Mektebi mezunudur. Türk müziğine dair ilk bilgilerini annesinden alan Okay Temiz, Çatalca’da başladığı eğitimine annesinin de telkinleriyle Musikî Muallim Mektebi’nin ardılı olan Ankara Devlet Konservatuvarı’nda devam etmeye başlamıştır. Burada Vurmalı Çalgılar Bölümü’nde bir yıl kadar timpani eğitimi aldıktan sonra, 1955’te başlayan okul dışı profesyonel müzik yaşantısı nedeniyle okuldan uzaklaştırılmıştır. Devamında Tophane Sanat Enstitüsünde aldığı iki yıl eğitim sayesinde enstrüman yapımına yetkinlik kazanmış ve kendine has tınıları olan davullar üretmeye başlamıştır. Çalışmalarına 1937 yılına kadar dans müziği orkestralarında programlar yaparak devam eden Temiz, 1967’de İsveç’e gitmiş ve buraya yerleşmiştir. İsveç Kültür Bakanlığı’nın da desteğiyle Türk trompetçi Muvaffak Falay ile birlikte Sevda adlı grubu kurmuştur. Bu grup Afrikalı basçı Johnny Dyanni’nin de katılımıyla 1971’de New Hampshire Koleji’nde dersler vermeye başlamıştır. 
        1972’de kurulan Xaba isimli grubun ardından 1974’te piyano, bas, saksafon ve ney içeren Oriental Wind isimli grubun kurulması, batı enstrümanlarıyla Türk çalgılarının sentezi adına önemli bir öncü çalışma olmuştur. Temmuz 1979’da neyzen Aka Gündüz ile çıkardıkları Zikir isimli albüm, caz dünyasında neyin yer kazanmasını sağlayan önemli bir çalışmadır.
        Dünyanın çeşitli ülkelerinde konserler düzenleyen sanatçı, gezdiği yerlerde berimbao, marimba, konuşan davul gibi enstrümanları hem çalmayı öğrenmiş, hem de bizzat kendisi üretmeye başlamıştır. 
        1993’te Finlandiya’ya yerleşen sanatçı, burada beş yıl yaşadıktan sonra 1998’de Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın daveti ile Türkiye’ye gelmiş, beş yıl kadar Kültür Bakanlığı Mehter Takımı’nı çalıştırmış, kadrolu sanatçı olarak çeşitli illerde konserler düzenlemiştir. Cumhuriyetimizin 75. Yılı anısına, Kutlama isimli bir CD çalışması yapmıştır. Halen Türkiye’de yaşayan sanatçı; deve çanı, motor kaskı gibi nesnelerden ürettiği enstrümanlarla müzik çalışmalarına devam etmektedir. 2002 yılından beri doğum günü olan 11 Şubat günlerinde Ritmin Günü adıyla etkinlikler düzenlemektedir. 

        Murat HALİLOĞLU


        1.KATEGORİ : A BLOK

        2.KATEGORİ :B BLOK

        3.KATEGORİ : E-F-D BLOK

        4.KATEGORİ : H-K-C-J-G BLOK

        • 6 yaş üzeri bilete tabidir. 6 yaş ve altı etkinliğe alınmamaktadır. (Çocuk etkinlikleri hariç)

        • Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserlerinde; konser saati başlangıcında kapılar kapanacak ve içeri dinleyici alınmayacaktır. Konsere geç kalan dinleyicilerimiz aralı konserlerde görevli personelin yönlendirmesiyle, konserin ikinci yarısında salona alınacaktır.(Ara olmayan konserlerde geç kalan dinleyiciler konsere alınmayacaktır) Konser başlamadan 10 dakika önce salon içerisinde yerlerinize oturmanızı önemle rica ederiz.

        • Misafirlerin belirtilen oturma düzenine uyması zorunludur. Etkinlik boyunca yer değişikliği yapılamaz !

        • Konser salonları , CSO mağaza ve CSO1826 Sergi Alanı’na yiyecek veya içecekle girmek yasaktır.

        • Konser çıkışlarında yoğunluk yaşanmaması için aracınıza binmeden önce otopark ücretlerini ödeme noktalarından ödeyebilirsiniz.

        • Konser salonuna giriş yapıldıktan sonra, zorunlu haller dışında, konser salonundan çıkış yapılamamaktadır. Zorunlu çıkış yapan dinleyicilerimiz görevli personelin yönlendirmesiyle aralı konserlerde konserin ikinci yarısında salona alınacaktır.Ara olmayan konserlerde salona yeniden giriş mümkün değildir.

        Bilgi : CSO ADA ANKARA’daki otopark ve salon girişlerinde yaşanan yoğunluktan etkilenmemeniz adına konser ve/veya etkinlik öncesi alana erken gelmenizi önemle rica ederiz.