Hoş geldiniz
Bilgilerim Biletlerim Puanlarım Yorumlarım Şifre Değiştir Sıkça Sorulan Sorular
Binlerce etkinlik ve mekan arasından istediğini ara...
Arama Geçmişi
    Bunu mu demek istediniz?

    Keşfet

    Kategori

    Tiyatrodan sinemaya, konserden spora kadar binlerce etkinliği keşfet.

    Kategoriler Kategori
    Kullanıcı

    ZEUS: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi

    Unutulan yerden başlayan bir hatırlayış. Ve yaratıcılarının kendi elleriyle, kendi sesleriyle kurduğu bir evren..

    - İzleyici Puanı 0 Yorum
    ZEUS: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi HAKKINDA

    ZEUS: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi

    ZEUS: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi Konseri

    Sahnede yer alacak isimler:

    Anlatıcı: Ahmet Ümit

    Piyano: Evrim Demirel

    Klarnet: Ebru Mine Sonakın

    Keman: Önder Baloğlu

    Arp: İpek Mine Sonakın

    Kontrabas: Deniz Yurdakul

    Perküsyon: Okan Akan

     

    Tanıtım yazısı:

    ZEUS: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi

     

    Anlatıcı ve Oda Müziği Topluluğu için

    Metin: Zeus’un Öfkesi

    Müzik: Evrim Demirel

    Anlatıcı: Ahmet Ümit

    Piyano: Evrim Demirel

     

    “Unuttuğunuz yerden başlayacağım…”

     

    Antik çağın en kudretli tanrısı, Zeus, bu eserde yalnızca mitolojik bir figür olarak değil; hafızayla, iktidarla ve unutuluşla hesaplaşan kadim bir bilinç olarak karşımıza çıkıyor. Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi, söz ve müziğin iç içe geçtiği çağdaş bir anlatı-orkestrasyon olarak dinleyiciyi hem kozmik başlangıca hem de insan belleğinin kırılganlığına doğru sürüklüyor.

     

    Bu projeyi olağanüstü ve nadir kılan unsur ise eserin yazarı Ahmet Ümit ve bestecisi Evrim Demirel'in aynı zamanda sahnede icracı olarak yer almasıdır. Metni kaleme alan yazar, kendi sözcüklerini kendi sesiyle dile getirirken; besteci Evrim Demirel, müziği piyanoda bizzat icra ederek dramatik yapıyı canlı olarak kuruyor. Yani bu eser yalnızca yorumlanan bir yapıt değil; yaratıcılarının bedeninden ve nefesinden doğrudan çıkan bir sahne olayıdır.

     

    Söz, onu yazanın sesinde; müzik, onu besteleyenin ellerinde hayat bulur. Bu durum eseri temsil edilen bir metin olmaktan çıkarır, yaratım ile icra arasındaki mesafeyi ortadan kaldırır. Dinleyici, bir yorumun değil; düşüncenin, duygunun ve müzikal tasarımın ilk kaynağıyla karşı karşıyadır. Her temsil bu nedenle yeniden yazılan, yeniden bestelenen, yeniden kurulan bir an niteliği taşır.

     

    Müzikal yapı; çağdaş tınılar, yoğun armonik kümeler ve sürükleyici minimalist dokular üzerine inşa edilmiştir. Atmosfer, metnin dramatik dönüşümleriyle eşzamanlı olarak değişir: Sonsuz karanlığın derin, rezonanslı boşluklarından; Titanların çatışmasındaki sert ritmik yapılara; Zeus’un zafer çığlığındaki parlak ve keskin ses bloklarına kadar uzanan geniş bir dramatik yapI kurulur. Müzik kimi zaman şimşeğin ani çakışı, kimi zaman yeraltının uğultusu, kimi zaman da kozmik zamanın nabzı hâline gelir.

     

    Metin ile müzik arasındaki eşzamanlılık, bu projede yalnızca teknik bir tercih değil; estetik bir manifesto niteliğindedir. Yazarın sesi ile bestecinin dokunuşu sahnede aynı anda var olur; iki yaratıcı bilinç, tek bir dramatik organizma gibi hareket eder. Bu nedenle eser, anlatı ile müziğin birlikteliğinden öte, yaratıcı öznenin sahnedeki bütünlüğü üzerinden şekillenen çok katmanlı bir performans deneyimi sunar.

    Zeus: Unutulmuş Bir Tanrının Öfkesi, bir mitolojik anlatının çağdaş müzik diliyle yeniden kurulması olduğu kadar; yaratımın doğrudan sahne üzerinde gerçekleştiği özel bir buluşmadır.

     

    Unutulan yerden başlayan bir hatırlayış.

    Ve yaratıcılarının kendi elleriyle, kendi sesleriyle kurduğu bir evren..

    Etkinlik Giriş Kodu

    Yorumlar

    Haftanın Duyuruları

    Günün Kampanyaları